TurkishEnglishExampleActions
iyiA1
good / wellAdjective
İyi günler!Good day! (Hello)
güzelA1
beautiful / niceAdjective
Çok güzel bir şehir.A very beautiful city.
çokA1
very / much / manyAdverb
Çok güzel!Very beautiful!
azA1
little / fewAdjective
Biraz su lütfen.A little water please.
büyükA1
big / largeAdjective
Büyük bir ev.A big house.
küçükA1
small / littleAdjective
Küçük bir sorun.A small problem.
çok güzelA1
very beautifulPhrase
Çok güzel bir gün!A very beautiful day!
sıcakA1
hotAdjective
Çorba çok sıcak.The soup is very hot.
soğukA1
coldAdjective
Su soğuk.The water is cold.
tazeA1
freshAdjective
Ekmek taze.The bread is fresh.
lezzetliA1
deliciousAdjective
Yemek çok lezzetli.The food is very delicious.
acıA1
spicy / bitterAdjective
Bu yemek çok acı.This food is very spicy.
ekşiA1
sourAdjective
Limon ekşi.Lemon is sour.
tuzluA1
saltyAdjective
Çorba tuzlu.The soup is salty.
açA1
hungryAdjective
Çok açım.I'm very hungry.
tokA1
full (not hungry)Adjective
Tokum, teşekkürler.I'm full, thank you.
susuzA1
thirstyAdjective
Çok susadım.I'm very thirsty.
yaşlıA1
old / elderlyAdjective
Dedem çok yaşlı.My grandfather is very old.
gençA1
youngAdjective
Kardeşim çok genç.My sibling is very young.
evliA1
marriedAdjective
Evliyim.I am married.
bekarA1
single / unmarriedAdjective
Hala bekarım.I'm still single.
boşanmışA1
divorcedAdjective
Boşanmış bir adam.A divorced man.
kırmızıA1
redAdjective
Kırmızı araba.Red car.
maviA1
blueAdjective
Mavi gökyüzü.Blue sky.
yeşilA1
greenAdjective
Yeşil yapraklar.Green leaves.
sarıA1
yellowAdjective
Sarı çiçek.Yellow flower.
beyazA1
whiteAdjective
Beyaz kar.White snow.
siyahA1
blackAdjective
Siyah elbise.Black dress.
griA1
grayAdjective
Gri bulutlar.Gray clouds.
kahverengiA1
brownAdjective
Kahverengi gözler.Brown eyes.
turuncuA1
orangeAdjective
Turuncu güneş.Orange sun.
pembeA1
pinkAdjective
Pembe gül.Pink rose.
morA1
purpleAdjective
Mor elbise.Purple dress.
lacivertA1
navy blue / dark blueAdjective
Lacivert pantolon.Navy blue pants.
açıkA1
light / openAdjective
Açık mavi.Light blue.
koyuA1
dark / thickAdjective
Koyu yeşil.Dark green.
büyükA1
big / largeAdjective
Büyük bir ev.A big house.
küçükA1
small / littleAdjective
Küçük çocuk.Small child.
uzunA1
long / tallAdjective
Uzun saç.Long hair.
kısaA1
shortAdjective
Kısa etek.Short skirt.
yüksekA1
high / tallAdjective
Yüksek bina.Tall building.
alçakA1
lowAdjective
Alçak masa.Low table.
genişA1
wide / spaciousAdjective
Geniş oda.Spacious room.
darA1
narrow / tightAdjective
Dar sokak.Narrow street.
kalınA1
thick / fatAdjective
Kalın kitap.Thick book.
inceA1
thinAdjective
İnce kumaş.Thin fabric.
ağırA1
heavyAdjective
Ağır bavul.Heavy suitcase.
hafifA1
light (weight)Adjective
Hafif çanta.Light bag.
güçlüA1
strong / powerfulAdjective
Güçlü adam.Strong man.
zayıfA1
weak / thinAdjective
Zayıf çocuk.Thin child.
yeniA1
newAdjective
Yeni araba.New car.
eskiA1
oldAdjective
Eski ev.Old house.
gençA1
youngAdjective
Genç kız.Young girl.
yaşlıA1
old / elderlyAdjective
Yaşlı adam.Old man.
iyiA1
good / wellAdjective
İyi insan.Good person.
kötüA1
badAdjective
Kötü hava.Bad weather.
güzelA1
beautiful / niceAdjective
Güzel manzara.Beautiful view.
çirkinA1
uglyAdjective
Çirkin bina.Ugly building.
temizA1
cleanAdjective
Temiz oda.Clean room.
kirliA1
dirtyAdjective
Kirli tabak.Dirty plate.
sıcakA1
hot / warmAdjective
Sıcak hava.Hot weather.
soğukA1
coldAdjective
Soğuk su.Cold water.
ılıkA1
warm / lukewarmAdjective
Ilık çay.Warm tea.
serinA1
coolAdjective
Serin hava.Cool weather.
tazeA1
freshAdjective
Taze meyve.Fresh fruit.
bayatA1
staleAdjective
Bayat ekmek.Stale bread.
tatlıA1
sweetAdjective
Tatlı çikolata.Sweet chocolate.
acıA1
bitter / spicyAdjective
Acı biber.Spicy pepper.
ekşiA1
sourAdjective
Ekşi elma.Sour apple.
tuzluA1
saltyAdjective
Tuzlu çorba.Salty soup.
lezzetliA1
delicious / tastyAdjective
Lezzetli yemek.Delicious food.
lezzetsizA1
tastelessAdjective
Lezzetsiz yemek.Tasteless food.
kolayA1
easyAdjective
Kolay soru.Easy question.
zorA1
difficult / hardAdjective
Zor sınav.Difficult exam.
hızlıA1
fast / quickAdjective
Hızlı araba.Fast car.
yavaşA1
slowAdjective
Yavaş yürü.Walk slowly.
erkenA1
earlyAdjective
Erken geldin.You came early.
geçA1
lateAdjective
Geç kaldım.I'm late.
yakınA1
near / closeAdjective
Yakın market.Nearby market.
uzakA1
far / distantAdjective
Uzak şehir.Far city.
pahalıA1
expensiveAdjective
Pahalı araba.Expensive car.
ucuzA1
cheapAdjective
Ucuz elbise.Cheap dress.
zenginA1
rich / wealthyAdjective
Zengin adam.Rich man.
fakirA1
poorAdjective
Fakir aile.Poor family.
mutluA1
happyAdjective
Mutlu insanlar.Happy people.
mutsuzA1
unhappy / sadAdjective
Mutsuz çocuk.Sad child.
üzgünA1
sad / sorryAdjective
Çok üzgünüm.I'm very sorry.
memnunA1
satisfied / pleasedAdjective
Memnun musunuz?Are you satisfied?
kızgınA1
angryAdjective
Kızgın görünüyorsun.You look angry.
sinirliA1
nervous / irritatedAdjective
Sinirli adam.Irritated man.
yorgunA1
tiredAdjective
Çok yorgunum.I'm very tired.
dinçA1
energetic / freshAdjective
Dinç hissediyorum.I feel energetic.
hastaA1
sick / illAdjective
Hastayım.I'm sick.
sağlıklıA1
healthyAdjective
Sağlıklı yaşam.Healthy life.
doluA1
fullAdjective
Dolu bardak.Full glass.
boşA1
empty / freeAdjective
Boş sandalye.Empty chair.
meşgulA1
busy / occupiedAdjective
Çok meşgulüm.I'm very busy.
serbestA1
freeAdjective
Serbest zamanım var.I have free time.
sessizA1
quiet / silentAdjective
Sessiz oda.Quiet room.
gürültülüA1
noisy / loudAdjective
Gürültülü sokak.Noisy street.
aydınlıkA1
bright / lightAdjective
Aydınlık oda.Bright room.
karanlıkA1
darkAdjective
Karanlık gece.Dark night.
parlakA1
bright / shinyAdjective
Parlak yıldız.Bright star.
matA1
matte / dullAdjective
Mat boya.Matte paint.
kuruA1
dryAdjective
Kuru saç.Dry hair.
ıslakA1
wetAdjective
Islak zemin.Wet floor.
düzA1
flat / straightAdjective
Düz yol.Straight road.
eğriA1
crooked / curvedAdjective
Eğri çizgi.Curved line.
doğruA1
correct / right / straightAdjective
Doğru cevap.Correct answer.
yanlışA1
wrong / incorrectAdjective
Yanlış cevap.Wrong answer.
önemliA1
importantAdjective
Önemli toplantı.Important meeting.
önemsizA1
unimportant / insignificantAdjective
Önemsiz detay.Unimportant detail.
gerekliA1
necessaryAdjective
Gerekli belgeler.Necessary documents.
gereksizA1
unnecessaryAdjective
Gereksiz alışveriş.Unnecessary shopping.
farklıA1
differentAdjective
Farklı renkler.Different colors.
aynıA1
sameAdjective
Aynı renk.Same color.
benzerA1
similarAdjective
Benzer arabalar.Similar cars.
tuhafA1
strange / weirdAdjective
Tuhaf ses.Strange sound.
normalA1
normalAdjective
Normal durum.Normal situation.
ilginçA1
interestingAdjective
İlginç film.Interesting movie.
sıkıcıA1
boringAdjective
Sıkıcı ders.Boring lesson.
eğlenceliA1
fun / entertainingAdjective
Eğlenceli parti.Fun party.
yakınA2
close / nearAdjective
Çok yakın.Very close.
uzakA2
farAdjective
Çok uzak değil.Not very far.
hızlıA2
fastAdjective
Çok hızlı gidiyorsun.You are going very fast.
yavaşA2
slowAdjective
Yavaş git lütfen.Go slowly please.
erkenA2
earlyAdjective
Çok erken kalktım.I woke up very early.
geçA2
lateAdjective
Geç kaldım.I am late.
ucuzA2
cheapAdjective
Çok ucuz.Very cheap.
pahalıA2
expensiveAdjective
Çok pahalı.Very expensive.
bedavaA2
free (no cost)Adjective
Bu bedava.This is free.
açık olmakB2
to be clear / to be obvious / to be evidentPhrase
Niyetiniz çok açık.Your intention is very clear.
yeterli olmakB2
to be sufficient / to be adequate / to be enoughPhrase
Bu miktar yeterli değil.This amount is not sufficient.